İlk evvel susmak öğretilir bize, ayıplar kazınır belleğimize; evlere zincirleniriz, dehlizlere kilitleniriz; yerimize düşünürler, bize rağmen severler; duygularımız ipoteklidir. Yönümüzü tayin eder bir el; hedeflerimizi alıp götürür çoğu zaman beklenmedik bir sel. Gülüşlerimize farklı anlam yüklenir, düşlerimize karabasanlar gizlenir, sesimiz kısılır, kaderimiz başkası tarafından yazılır.
Zordur bu coğrafyada kadın olmak. Hele de engelli bir kadın olmak. Bir anadan doğup ataerkil yaşamak. Engelli bir kadın olmak, toplumun “zayıf halka” olarak gördüğü iki kimliğin “kadınlık ve engellilik” kesişiminde yaşamak demek. Bu kesişim, ayrımcılığı katmerleştiriyor; şiddeti görünmez kılıyor; eğitimi, işi, sağlığı ve güvenliği erişilmez hâle getiriyor.
Hasibe Boztepe'nin yazısının devamı için TIKLAYINIZ.

Görünmeyen Kadınlar, Görülmeyen Şiddet
Basında Biz // 29 Kasım 2025 Cumartesi